Yazım Kuralları Konu Anlatımı

OKUYAN: 19 - Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 18:57

YAZIM KURALLARI

Yazım Kuralları Konu Anlatımı

Anlatılmak istenenin, yazı dilinde, karışıklığa yol açmadan, her okuyanın anlayacağı biçimde aktarılması için ortaya konan kurallardır. Bu kuralların başlıcaları şunlardır:
Büyük Harflerin Kullanımı
Sayıların Yazımı
Tarihlerin Yazımı
Kısaltmaların Yazımı
Ekeylemin Yazımı
De’nin Yazımı
Ki’nin Yazımı
İle’nin Yazımı
Mi’nin Yazımı
İkilemelerin Yazımı
Pekiştirmeli Sözcüklerin Yazımı
Bileşik Sözcüklerin Yazımı
Satır Sonu Yazımı

BÜYÜK HARFLERİN KULLANIMI

Cümleler, dizeler büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER: 
Hepimiz burada doğayla iç içe yaşıyorduk.
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını

 Hitaplar, büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER: 
Biricik Sevdiğim, mektubunu daha yeni aldım.
Değerli Konuklar, programımıza hoş geldiniz.
Sayın Valim, yardımlarınız için teşekkür ederiz.

 Özel adlar, özel adlara bağlı unvan adlan, özel addan türeyen sözcükler büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER: 
Orhan Veli ile Oktay Rifat’ın birer şiirini inceledik.
Evin yaramaz kedisi Boncuk yine kaybolmuştu.
Bugünkü ameliyata Doktor Nihat Bey girecekmiş.

UYARI: Akrabalık bildiren sözcükler büyük harfle başlamaz:

ÖRNEKLER: Gülsüm ablam, Emine teyzem, Ayşe ninem, Mustafa dayım, Haşan amcam

UYARI: Akrabalık bildiren sözcükler başa geldiğinde lakap yerine kullanıldığı için büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER:Nene Hatun, Baba Orhan, Dayı Murat, Dede Ali…

ÖRNEK: Müslüm Baba: “baba” sözcüğünde iyelik eki olmadığı için akrabalık bildirmez ve büyük yazılır.
ÖRNEK:Fatma halam: “hala” sözcüğü 1. tekil şahış iyelik eki olan “-m” ekini aldığı için bu akrabalık bildirir ve küçük yazılır.

UYARI: Bazı tarihî ve menkıbevi şahsiyetlerde ise akrabalık bildiren sözcük sonda olduğu hâlde unvan değeri kazandığı ve özel ada dâhil olduğu için büyük harfle yazılır:

ÖRNEKLER: Susuz Dede, Gülsüm Bacı, Sultan Ana

 Kurum, kuruluş, kitap, gazete, dergi, adlarının her sözcüğü büyük harfle başlar

ÖRNEKLER: 
Bu yıl Orman Bakanlığı yeni uçaklar alacakmış.
Son şiirim Yağmur dergisinde okurla buluşacak.
Bu konu Sinekti Bakkal romanında işlenmiştir.

 Kurum, kuruluş kısaltmalarını karşılayan harflerin tamamı, unvan kısalmalarının ilk harfi büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER: 
Dün gece TBMM’nin bahçesinde program vardı.
Hastanenin başhekimi Prof. Dr. Mustafa Cantürk güler yüzlü bir insandı.

UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik vb.ni bildiren sözcükler, belli bir kurum vb. kastedildiğinde büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER: 
Bu yıl Meclis, yeni döneme erken başlayacaktır.
Bu tutumunuz, Tüzük’e aykırı düşmektedir.

Kitaplarda bölüm, dergi ve gazetelerde yazı başlıklarının her sözcüğü büyük harfle başlar Bu başlıklarda geçen “de, ve, ile, ya, ya da, ki bağlaçları ve ‘mı’ soru eki” küçük harflerle yazılır Eğer hepsi büyük harfle yazılacaksa belirtilen bağlaçlar ve soru eki de büyük harflerle yazılır:

ÖRNEKLER: 
Panelde Enerji ve Yarınımız konusu ele alındı.
Yazın Besa yahut Ahde Vefa’yı okudum.
ŞİİRE VE ÖYKÜYE ELVEDA MI (bir makale adı)

Millet, devlet, ırk, dil, din, mezhep, boy, kavım adları büyük harfle başlar:

ÖRNEKLER: 
Bu konu Yunanların destanlarında da işlenmiş.
Öğretmenimiz, İngilizceyi çok iyi konuşuyordu.
Türkler, İslamiyet’le yüzyıllar önce tanışmışlar.
Bu topraklarda Ad ve Semud kavimleri yaşamış.

Kıta, ülke, şehir, ilçe, mahalle, cadde, sokak, dağ, deniz, göl, ırmak, ova adları büyük harfle başlar:

Türkler, Anadolu’ya Asya’dan göç etmişler.
Birçok yazın adamımız Fransa’ya gitmiştir.
Onlar, Sahil Mahallesi’nden taşınalı çok oldu.
Genç şair; Ege Denizi’ne tutkuyla bağlıydı.
Bu kış, Ağrı Dağı’na gitmeyi düşünüyorum.

Özel ada dahil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar:

Erzurum ili, Bakırköy ilçesi, Kabaklı köyü

Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda, sözcük büyük harfle başlar:

Hisardan, Boğaz’dan

Gün, ay adları bir tarihe bağlıysa büyük harfle, diğer durumlarda küçük harfle başlar:

12 Mayıs 2008 Pazartesi günü, buradan ayrılmıştı. Her eylül bu şehre gelirdim.

ÖZEL NOT: Gün ve ay adlarında sayı varsa bunlar büyük, sayı yoksa küçük yazılırlar.
ÖRNEKLER:
Babam, salı günü gelecek.
Babam, 7 Haziran Salı günü gelecek.

Yer, millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar:

Hindistan cevizi, İngiliz anahtarı, Japon gülü
Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle başlar:
Kurtuluş Savaşı, İlk Çağ, Millî Edebiyat Dönemi

Tarihî dönem bıldirmeyip tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle başlar:
divan edebiyatı, halk şiiri, âşık edebiyatı, Türk sanat müziği, tekke edebiyatı

Yön adları özel adın önünde kullanılırsa büyük harfle, devamında kullanılırsa küçük harfle başlar:
Geçen sene, Güney Afrika’ya gitmiştik.
Afrika’nın güneyinde pek çok turistik bölge vardır.

Yön adları; belli devletleri, ulusları, kültürleri karşıladığında büyük harfle başlar:

Divan edebiyatında Doğu kültürü ağır basar Türk şiiri, Batı şiirinden birçok yönden üstündür.

Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar:
Güneş sisteminde Ay, Dünya’nın etrafında döner.
Venüs, Merkür’den sonra Güneş’e en yakın ikinci gezegendir.

Dünya, güneş, ay sözcükleri gezegen anlamı dışında kullanıldığında küçük harfle başlar:

Evimiz güneş görmüyor Bu olaydan sonra dünyası katardı.

Yapı, yapıt, ören adları büyük harfle başlar:

Yarın Dolmabahçe Sarayı’nı gezeceğiz.
Hafta sonu Uludağ Milli Parkı’nda piknikteydik. Turistler; Yerebatan Sarnıcı’na hayran kalıyor.

SAYILARIN YAZIMI

Sayılar, ticari işlemler dışında ayrı yazılır:

Bu yaz on sekiz yaşına basacaktı.
Bu müzeyi geçen yıl, bir milyon yüz yirmi dört bin – kişi ziyaret etmiş.

Sayılara getirilen ekler ünsüz uyumuna uyar ve kesmeyle ayrılır:

Otobüs 3’üncü peronda bekliyordu.
Kuruluşumuz 2005 te çalışmalarına başladı.

Büyük sayıların yazımında sıfırlı kısımlar yazıyla gösterilebilir:

Ülkemizin nüfusu 70 milyon civarındaydı.
Bu sınava her yıl 100 bin kişi başvuruyor.
Ünlü işadamı okula 10 milyar bağışlamış.

Çek, senet, fatura, hesap belgesi vb. ticari evraklarda sayılar bitişik yazılır:

Çekin üzerinde ellibin TL yazıyordu.
Faturada yüzonbinbeşyüzkırkiki TL yazıyor.

TARİHLERİN YAZIMI

Ay ve gün adları, tarih yazımında büyük harfle başlar:

13 Nisan 2008 Pazar günü buradan ayrılmış.
Sanatçı, 12 Mayıs 1981’de yasama veda etmiş. Lale festivali 25 Haziran’da başlayacak.

Tarihler rakamla yazıldığında aşağıdaki biçimlerde yazılabilir:

20.07.2007 20.VII.2007 20-07-2007 20/07/2007 20 Temmuz 2007

KISALTMALARIN YAZIMI

Kısaltmalara getirilen ekler, o kısaltmayı oluşturan sözcük ya da sözcüklerin okunuşuna değil, kısaltmanın okunuşuna göre getirilir ve kesmeyle ayrılır:

Öğrenim hayatına ABD’de devam edecekmiş.
Panelde TCDD’nin hızlı tren projesi tartışıldı.
İTÜ’ye ait fakültelerde öğretim bu yıl erken başladı.
Derneğimiz TBMM’nin verdiği onur ödülünü aldı.
Bu akşam TV’de güzel bir belgesel yayınlanacak.
TÜPRAŞ’ta bu yıl daha fazla üretim yapılacak.

EK EYLEMİN YAZIMI

Ek eylem (i-), ek olarak kullanıldığında bitişik yazılır. Sözcük olarak yazıldığında ayrı yazılır. Sözcüklere bitişik de ayrı da yazılabilir:
Burası eskiden yemyeşilmiş. (yemyeşil imiş)
Abisi bu köyde öğretmendi. (öğretmen idi)
Bu şarkıyı biliyormuş. (biliyor imiş)
Gençlik anılarını yazacaktı.  (yazacak idi)
Geziye çağırırsanız gelirim. (çağırır iseniz)
Bu öykü güzel değildi. (güzel değil idi)

DE’NİN YAZIMI

Bağlaç olan “de, da” her zaman ayrı yazılır ve “te, ta” şekli yoktur:
Ayrılığa dayanmak hiç de kolay değilmiş.
Yarın da denize açılmaya karar verdik.
Roman günümüzde de popülerliğini koruyor.
Bu sene de göz açıp kapayıncaya kadar geçti.

Durum eki olan “-de, -da” eklendiği sözcüğe her zaman bitişik yazılır ve “-te, -ta” şekli vardır:
Yarın okulda maçımız var.
Az önce sokakta bir gürültü oldu.
Çocuklar bahçede saklambaç oynuyor.
Otobüste yaşlılara yer vermek gerekir.

Durum eki “-de” ile bağlaç olan “de”yi karıştırmamak için şu yöntem kullanılabilir: Bağlaç olan “de” cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz; ek olan “-de, -da” çıkarıldığında anlam bozulur. Şimdi bu yöntemi bir örnekte uygulayalım:
Bu evde üç oda var.
Bu evde bize ait.
Birinci cümlede “-de” cümleye bulunma anlamı katmış ve çıkarıldığında cümlenin anlamı bozuluyor. Öyleyse “-de” durum ekidir. İkinci cümlede “de” cümleden çıkarıldığında, cümlenin anlamının, değişse bile bozulmadığını görüyoruz. Öyleyse “de” bağlaçtır ve “Bu ev de bize ait.” şeklinde yazılmalıdır.

“Kİ”NİN YAZIMI

Bağlaç olan “ki” her zaman ayrı yazılır. Sıfat yapım eki ve ilgi zamiri olan “-ki” bitişik yazılır:
Zannetme ki solmaz güzelliğin.
Lale ki benim en sevdiğim çiçektir.
Baktım ki olmayacak sustum ben de.

Aşağıdaki cümlelerin birincisinde sıfatlaştıran “-ki”, İkincisinde ise adın yerine geçerek ilgi adılı olan “-ki” kullanılmıştır.
Akşamki maçı hepimiz heyecanla izledik.
Bizim ev sizinkinden daha yeni, (evinizden)

“İLE’NİN YAZIMI

İlgeç ya da bağlaç olarak kullanılan “ile” sözcüğü, ayrı yazılabildiği gibi, ek biçiminde de yazılabilir. Ek biçiminde yazıldığında ile’nin başındaki “i” ünlüsü düşer. Bu durumda, ünsüzle biten sözcüğe, ses uyumuna göre, “-la, -le” biçiminde eklenir. Ünlüyle biten bir sözcüğe geldiğinde “i” sesinin yerine “y” koruyucu ünsüzü gelir:

Meyvelerden elma ile portakalı cok severim.
Meyvelerden elma(y)la portakalı çok severim.
Okul gezisine vapur ile gidilecekmiş.
Okul gezisine vapurla gidilecekmiş.

“Mİ”NİN YAZIMI

Soru eki olan “mi, mı, mu, mü” kendinden önceki sözcükten her zaman ayrı yazılır ve kendinden sonra gelen eklere bitişik yazılır:

Kitaptaki soruları çözdün mü?
Bu paketleri bize getiren Emre miydi?
Bir kitabı ilk okuyuşta anlayabiliyor musun?

Soru eki, cümleye soru anlamı katmasa bile ayrı yazılır:

Yaz geldi mi hepimiz yaylaya çıkardık, (zaman)
Dün sıcak mı sıcak bir çorba içtim, (pekiştirme)

İKİLEMELERİN YAZIMI

İkilemeler ayn yazılır. İkilemeyi oluşturan sözcüklerin arasına virgül (,) konmaz:

Onunla havaalanında göz göze geldik.
Dayımlarla aşağı yukarı her hafta bir araya geliriz.

Toplantıya eş dost herkesi çağırmıştık.
Terastaki ıvır zıvıı eşyaları topladık.
Hasretten yana yana ne hale geldik.

İkilemeler bir varlığa ad olduğunda bitişik yazılır:

Elindeki gırgırla halıyı temizlemeye çalışıyordu.
Çocuğun gömleğinin çıtçıtları kopmuştu.

 PEKİŞTİRMELİ SÖZCÜKLERİN YAZIMI

Pekiştirilmiş sözcükler her zaman bitişik yazılır:

Kasaba masmavi deniziyle bizi kendine çekiyordu.
Önümüze depderin bir vadi çıktı.
Ipıssız bir ormanda kaybolmuştu kafile.
Sen de gidince bu şehirde yapayalnız kaldım.
Etrafımızı çepeçevre bir bahar kuşatmıştı.
Odasını her zaman darmadağınık bırakıyordu.
O gün yağmurda sırılsıklam ıslanmıştık.

HECE YAPISI VE SATIR SONU YAZIMI

Batı kökenli kelimeler, Türkçenin hece yapısına göre hecelere ayrılır:

band-rol, kont-rol, port-re, prog-ram, sant-ral, sürp-riz, tund-ra, volf-ram

Bir sözcük satır sonunda bütünüyle yazılamıyorsa, sözcüğün yazılabilen heceleri yazılıp sonuna kısa çizgi eklenir. Satıra sığmayan heceler sonraki satırın başına yazılır:

Köylü o akşam kimsenin bilmediği bir olaya tanık-
lık etmişti

Satır sonuna sığmayan bileşik sözcük tek bir sözcük olarak hecelenir. Bileşik sözcüğü oluşturan sözcükler ayrı ayrı hecelenmez.

Biz, bugün çok heyecanlıydık; çünkü kardeşim ilkokula başlamıştı.
Sınavlar bittikten bir hafta sonra sınıf olarak Kuşa- dası’na gideceğiz.

Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz:

Kış meyvesi olan mandalina, portakal ile benzer ö-
zellikler taşır. (YANLIŞ)

Kış meyvesi olan mandalina, portakal ile benzer özel-
likler taşır. (DOĞRU)

Satır sonunda biten özel adlardan sonra kesme işareti konulduktan sonra kısa çizgi (-) konmaz:

Yaz akşamlarında arkadaşlarla birlikte Van Gölü’-
nün kıyısına inerdik. (YANLIŞ)

Yaz akşamlarında arkadaşlarla birlikte Van Gölü’
nün kıyısına inerdik. (DOĞRU)

BİRLEŞİK SÖZCÜKLERİN YAZIMI

Birleşik sözcükler belirli kurallar çerçevesinde bitişik veya ayrı olarak yazılır.

Bitişik Yazılan Birleşik Sözcükler

Ses düşmesi ya da ses türemesi gibi bir ses olayına uğrayan sözcükler bitişik yazılır:
kaynata (< kayın ata), nasıl (< ne asıl), niçin (< ne için), pazartesi (< pazar ertesi), sütlaç (< sütlü aş)

Kurallı birleşik eylemler, yardımcı eylemle oluşan birleşik eylemler ve anlamca kaynaşmış bazı eylemler bitişik yazılır:
emretmek, reddetmek, gelebilmek, bakakalmak, süregelmek, gelivermek, başvurmak, vazgeçmek

“Hane, name, zade” sözcükleriyle oluşturulan birleşik sözcükler bitişik yazılır:
dershane, kahvehane, yazıhane; beyanname, kanunname, siyasetname; amcazade, dayızade
Eczahane, hastahane, pastahane, postahane sözcüklerinin kullanımdaki yaygınlık dolayısıyla eczane, hastane, pastane, postane biçiminde yazılır.

Sözcüklerden her ikisi veya İkincisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğradığında bitişik yazılır:
akşamsefası, kuşburnu, ayşekadın (bitki) danaburnu, kızılkanat, bozbakkal (hayvan) tavukgöğsü, alinazik, hünkârbeğendi (yiyecek) Samanyolu, Arıkovanı, Büyükayı (gök cismi) balköpüğü, gülkurusu, kavuniçi (renk) itdirseği (arpacık), suçiçeği, delibaş (hastalık) kargaburnu, denizaltı, kedigözü (alet, eşya, araç)

Bir veya iki öğesi emir kipiyle kurulan kalıplaşmış bileşik sözcükler bitişik yazılır:
alaşağı, albeni, ateşkes, çalçene, rastgele, sıkboğaz, çekyat, kapkaç, örtbas, veryansın, yapboz

Somut olarak yer bildirmeyen “alt, üst ve üzeri” sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik sözcükler bitişik yazılır:
ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı; akşamüstü, akşamüzeri, ayaküstü, bayramüstü, gerçeküstü, olağanüstü, öğleüstü, öğleüzeri, suçüstü, yüzüstü

Dilimizde her iki öğesi de asıl anlamını koruduğu halde yaygın bir biçimde gelenekleşmiş olarak “baş, başı, oğlu, kızı, ağa, bey, efendi, hanım, ev” sözcükleriyle kurulan bileşik sözcükler bitişik yazılır:

başrol; çarkçıbaşı, binbaşı, elebaşı; ağabey; hacıağa; beyefendi, hanımefendi; aşevi, basımevi, huzurevi, yayınevi; çapanoğlu, eloğlu, elkızı

-an/-en, -r/-ar/-er/-ır/-ir, -maz/-mez ve -mış/-miş sıfat-fîil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşik sözcükler bitişik yazılır:

cankurtaran, gökdelen, oyunbozan, yelkovan; basınçölçer, bilgisayar, uçaksavar, yurtsever; hacıyatmaz, kadirbilmez, kuşkonmaz, külyutmaz, varyemez; çokbilmiş, güngörmüş

İkinci sözcüğü -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) kalıplaşmış belirli geçmiş zaman ekleriyle kurulan birleşik sözcükler bitişik yazılır:
dalbastı, fırdöndü, gecekondu, gündöndü, imam- bayıldı, mirasyedi, çıtkırıldım, şıpsevdi, zıpçıktı

Her iki sözcüğü de -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) belirli geçmiş zaman veya -r /-ar /-er geniş zaman eklerini almış ve kalıplaşmış bulunan birleşik sözcükler bitişik yazılır:
dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, uçtuuçtu; biçerdöver, konargöçer, okuryazar, uyurgezer, yanardöner, yüzergezer

Ara yönleri belirten sözcükler bitişik yazılır:

güneydoğu, kuzeydoğu, kuzeybatı, güneybatı

 Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır:
İçişleri, Dışişleri, Genelkurmay, Yükseköğretim

İki veya daha çok sözcükten oluşmuş Türkçe yer adları bitişik yazılır;
Çanakkale, Gümüşhane, Gaziantep, Pınarbaşı, Şebinkarahisar, Beşiktaş, Yedikule, Yeşilköy

Biraz, birkaç, birkaçı, birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiçbiri, herhangi belirsizlik sıfat ve zamirleri gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır.

 

Ayrı Yazılan Birleşik Sözcükler

Birleşme sırasında sözcüklerinden hiçbiri veya ikinci sözcüğü anlam değişikliğine uğramayan birleşik sözcükler ayrı yazılır.

Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulanlar: köpek balığı, kurt köpeği, deve kuşu, hamam böceği, at sineği, c/ağ keçisi, su yılanı, tarla faresi

Bitki türlerinden birinin adıyla kurulanlar:
ayr/k ofu, dağ armudu, kuş üzümü, yer elması, şeker kamışı, soya fasulyesi, kuru incir, meyan kökü

Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulanlar: yel değirmeni, duvar saati, el sabunu, yemek masası, el kitabı, İngiliz anahtarı, Oltu taşı, lüle taşı, alt geçit, tüp geçit, dolma kalem, dönme dolap

Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulanlar:
su böreği, meyve suyu, maden suyu, kaşar peyniri, badem yağı, tas kebabı, Adana kebabı, İnegöl köftesi, ezogelin çorbası, irmik helvası

Yol ve ulaşımla ilgili birleşik sözcükler:
Arnavut kaldırımı, çevre yolu, deniz yolu, hava yolu, kara yolu, keçi yolu, demir yolu

Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulan birleşik sözcükler:
açık oturum, açık öğretim, ana dili, çıkış yolu, dil birliği, güç birliği, iş birliği, yer çekimi

 “Dış, iç, öte, sıra, yuvar ve küre” sözcükleriyle oluşturulan birleşik sözcük ve terimler ayrı yazılır:
çağ dışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı, hafta içi, yurt içi, fizik ötesi, kızıl ötesi, mor ötesi, aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra, yanı sıra, göz yuvarı, yer yuvarı, hava küre, yarım küre

Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik sözcük ve terimler ayrı yazılır:
alt yazı, üst kat, ana bilim dalı, ön söz, ön yargı, yan cümle, karşı görüş, iç savaş, iç tüzük, dış hat, orta oyunu, büyük baba, küçük harf

Somut olarak yer belirten “alt” ve “üst” sözleriyle oluşturulan birleşik sözcük ve terimler ayrı yazılır:
deri altı, su altı, toprak altı, yer altı, arka üstü, baş üstü, böbrek üstü bezi

 

Etiketler:, , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.